Almanya’nın Eğitim Reformu Ve Sonuçları

books, education, school-462579.jpg

1800’lü yıllardan önce Almanya’da üniversite öğrencileri hukuk,ilahiyat ya da tıp alanında uzmanlaşmalarının ardından sosyal bilim dersleri alırdı. Gördüğümüz gibi önemli matematikçiler üniversitelerde değil Preussischen Akademie der Wissenschaften’le ilişki içindeydi. Ne var ki Prusya , Napoléon dönemi savaşlarının ardından topraklarının önemli bir kısmını kaybedince kral , ülkesinden fiziksel olarak kaybettiklerinin yerini akıl yoluyla doldurulması istedi. Bunu takip eden yoğun reform hareketi sırasında 1810’da Universität Berlin,Prusya’nın “merkezi üniversitesi ” olarak kapılarını açtı. Alexander von Humboldt’ un ağabeyi Wilhelm , bu gelişmelerin ardındaki itici güçtü. Profesörlerin istedikleri herhangi bir konuda ders verebilmelerini ve öğrencilerin tercih ettikleri herhangi bir dersi alabilmelerini sağlayan radikal düşünceleri ortaya attı. Dönemin diğer Alman üniversitelerinde olduğu gibi Berkin’i de genç adamları mesleklerine ve kamu hizmetine hazırlanması bekleniyordu ama bir yandan da özgün bilgi ve araştırmanın önemi üzerinde yoğun bir şekilde duruluyordu. Bunun yanında bilimcilerin de dahil olduğu felsefe bölümüne diğer bölümlerle eşit derecede önem veriliyordu. Berlin’ de Profesör olabilmek için en azından doktora derecesine sahip olmak gerekiyordu ve bilimciler için bu derecenin anlamı felsefe doktorluğuydu. Bu reformlar Almanya çapında yeni kurulan ya da yeniden kurulan tüm üniversitelere yayıldı. Aynı zamanda okullarda klasik eğitime verilen aşırı önümden vazgeçilerek yeni oluşturulan ortaokul sisteminde bilime hazırlık olarak görülen matematik, öğretim programının önemli bir parçası haline geldi.

Almanya Berlin’ de de akademinin güçlü matematik geleneği üniversite,askeri akademi ve diğer kurumlarda bu konuya verilen öneme yansıdı. Dirichlet geldiğinde üniversite henüz on sekiz yıllıktı. Paris’ten gelmiş biti olarak matematik çalışmalarının içeriğinin sınavları geliştirerek , yeni öğretim yöntemleri yürürlüğe koyarak ve araştırmanın uç noktası olmak için çabalayarak modernize edilmesi gerektiğini söyledi. Bu çabalarında ona Jacobi ,,Joachimsthal , Kumner , Steiner ve Weierstrass gibi isimler eşlik etti. Yine bu sıralarda Crelle de Journal’ini çıkarmaya başlamıştı. Yetenekli genç matematikçiler araştırmalarını bu dergide yayımlayabilirdi. Çok geçmeden Berlin , matematik alanında Paris’in rakibi haline geldi.
Bizim de Üniversitelerimizin kalitesi, yetiştirdiği öğrencilerin niteliğini var olandan daha iyiye çıkarmak için bazı şeyleri değiştirmemiz lazım. Öncelikle bu geçmişten süregelen klasik eğitimden vazgeçmemiz lazım. Bu bize ezberlemekten başka bir şey kazandırmadı. Aksine çok şey kaybettirdi. Potansiyelimizi , araştırma öğrenme merakımızı yok etti. Yerine robot gibi her denileni olduğu gibi kabul edip işin özünü kavramamız zorlaştı. Almanya’nın ve diğer Avrupa’daki eğitim sistemleri analiz edip bize en uygun olanı entegre edilmelidir. Türkiye’de zaten Potansiyelli bir çok evladımız var. Biz bunların potansiyellerini en uygun şekilde kullanabilmeleri için ortam sağlamalıyız. Eğer bu ve buna benzer reformlar gerçekleşirse Türkiye eğitim anlamında Avrupa ile denk hale gelebilir.
Büyük matematikçiler
Daha fazla kaynak için https://tr.wikipedia.org/wiki/Almanya%27da_e%C4%9Fitim
J. Robert Oppenheimer Hakkında İlgi Çekiçi Hikayeler

Bunları da sevebilirsiniz

Almanya’nın Eğitim Reformu Ve Sonuçları” için 3 yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir